İstemesek de vedalaşacağız!

.Türkiye’nin en büyük ihraç kalemlerinden biri olan fındıkta, üretici artan gübre, mazot ve günlük işçi maliyetleri yüzünden fındık üretiminden vazgeçme noktasına geldiğini söylüyor.

TÜM DÜĞÜNLER DERNEKLER EYLÜL AYINA GÖRE PLANLANMIŞ

Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık, şu günlerde üreticisini zorlu bir seçime sürüklüyor. Çiftçi ya ısrarcı olup zarar edecek ya da fındıktan vazgeçecek. 

Fındık üretiminde lider konumunda olan Türkiye, dünya üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini, ihracatının da 157 bin ton ile yüzde 82’sini karşılıyor. Bugün üretimi 738 bin 920 hektar alanda yapılan fındıktan her yıl ortalama 2 milyar dolarlık bir döviz getirisiyle ülke ekonomisine katkı sağlanıyor. Peki, bu katkıdan geçim kaynağı fındık olan yaklaşık 400 bin aile ne kadar yararlanabiliyor? Bütün bir yıl boyunca tüm ödemelerini, düğünlerini, derneklerini mahsulün satış yapıldığı eylül ayına göre planlayan fındık üreticisi bir de ekonomik krizle uğraşıyor. Üreticilerin gözü kulağı Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıklayacağı fındık fiyatlarında.

"MAAŞIMI BİLE YİYOR"

Geçen yıl 22.11 lira olan 1 kilo kabuklu fındıkla 14.5 kilo gübre alabilen çiftçinin, bu yıl aynı miktardaki gübreyi alabilmesi için TMO tarafından belirlenecek kabuklu fındık fiyatının 110 lira civarında olması gerekiyor. 

2022 yılı fiyatlarının şu günlerde fısıltılar halinde dolaşmaya başladığı Karadeniz’de sezonu zarar etmeden kapatmanın derdinde olan üreticilerden biri de 67 yaşındaki İsmail Özyürek. iki evladını büyütüp meslek sahibi yapan fındık için şu günlerde oldukça kaygılı. Artan gübre, mazot ve günlük işçi maliyetinin altında ezildiğini söyleyen üretici, “Son iki senedir bırakın fındığın kendini kurtarmasını, benim emekli maaşımı da yiyor. Seneye de böyle giderse istemeye istemeye fındıkla vedalaşacağız” diyor. 

"EN AZ 65 LİRA OLMALI"

Fındık işçisinin yevmiye konusuna değinen Özyürek, “Geçen sene bizim bölgede 150 lira olan günlük yevmiye bu yıl 250 liraya çıktı. Bu sene ne gübremiz var ne de işçiye verecek para... Eşimle toplayabildiğimiz kadarını toplayacağız, toplayamadığımız dalında kalacak. Çünkü bu yıl gübre atıp yevmiyeli işçi çalıştırırsak, fındığın kendini kurtarması için kilosunun en az 65 lira olması gerekiyor; fakat en fazla 35 lira civarında bir meblağ konuşuluyor. Biz bu sene fındıktan zarar edeceğimizi biliyoruz. Elimizdeki avucumuzdaki banka kredilerinin faizlerine gidiyor. Bizim buralarda, ‘Köylünün karnında kırk bir tane gelecek sene vardır’ derler. Bizde ‘ha bu yıl, ha gelecek yıl’ derken yılları bir bir tüketiyoruz” diyor 

'GÜBREDEKİ YÜZDE 400’LÜK ARTIŞ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR'

Ekonomik krizin bellerini büktüğü fındık üreticisi heyecanla alım fiyatlarının açıklanacağı günü beklerken, biz de gübresiz kalan, parasızlıktan bakım yapılamayan ve buna bağlı olarak verimde düşüş yaşanacağı beklenen fındığın bugününü ve yarınını Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar konuştu. 

Artan gübre, mazot, işçilik ve ilaç maliyetleri sadece fındık üreticisini değil, üretim yapan herkesi olumsuz yönde etkiliyor. Üretici sürekli artan bu girdi maliyetlerini satış fiyatına yansıtamazsa zarar eder ve üretimi bırakır. Fındığın bu yılki satış fiyatı üzerine açıklama yapmak için henüz erken. Hasadın başlayacağı ağustos ayına kadar olan süreçte, özellikle iklim şartları ve ekonominin neler getireceğini bugünden kestirmek mümkün değil. 

FINDIK VERİMİNDE DÜŞŞ BEKLENİYOR MU?

Dolar kuruna bağlı olarak gübre fiyatlarında yüzde 400’lere varan artışlar üreticinin sonbahar ve kış aylarında bahçelerine gübre atamamalarına ya da olması gerekenden daha az atmasına neden oldu. Gübreye gelen bu fahiş zamlardan dolayı bölge genelindeki gübre satışlarında yüzde 80 civarında azalma olduğu yönünde sahadan bilgiler alıyoruz. Bu bize stratejik ürünümüz olan fındıkta verimin kesinlikle düşeceğini söylüyor. Ayrıca verimin düşmesinin yanında oluşacak fındık meyveleri gübre yetersizliğinden beslenemeyecek ve dökülmeler, boş meyve oluşumları da meydana gelecek. Bu durum maalesef fındık veriminde azalmaya neden olacak. 

ÜRETEN ÇOK, ALICI YOK

Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi özellikleri nedeniyle alternatifsiz tek geçim kaynağı olan fındığın en büyük sorunu; çok fazla üreticiye karşılık az sayıda alıcının olması, örgütlenme yapısının bulunmaması ve serbest piyasa şartlarının işlememesi olarak karşımıza çıkıyor. Üretici açısından en büyük ve devam etmekte olan sorun ise üretim maliyetlerinin yüksek olması.

'DESTEK ARTIRILMALI'

2014 yılından bugüne kadar dekar başına fındığa verilen 170 liralık alan bazlı fındık desteği kesinlikle artırılmalı. 2019-2020 sezonunda 170 liraya 75 kilo can gübresi satın alabilen üretici bugün 25 kilo gübre alabiliyor. Bu sebeple fındığa verilen gübre desteği ve alan bazlı gelir desteği günümüz şartlarına göre yeniden belirlenmeli. Üretimde verimi artırmak için gübre destekleri ya artırılmalı ya da çiftçinin kullandığı gübrenin yarısı sübvanse edilmeli. Üreticiye, fındığa sahip çıkmak istiyorsak, başka çare yok!

TARGEV BAŞKANI: FİYATI EN AZ 60 TL OLMALI

Tarımsal Gelişme, Eğitim ve Sosyal Dayanışma Vakfı (TARGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Doğan, fındık tarımının sürdürülebilir olması için fındık alım fiyatının kilo başına en az 60 lira ya da 3,5 dolar olarak belirlenmesi gerektiğini söylediTARGEV Yönetim Kurulu Başkanı Sami Doğan, rapora ilişkin yaptığı yazılı açıklamada,'2022 yılı ürünü fındığın kg maliyeti yaklaşık 48,5 TL olarak tespit edildi. Geçen sezon olduğu gibi bu yıl da fındık alım görevi TMO'ya verilecekse TMO'nun başta ürün maliyeti olmak üzere, ihracat fiyatı, girdi fiyatlarındaki artışları dikkate alarak, tek başına toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 1,2'sini oluşturan fındık tarımının sürdürülebilir olması için en az 60 TL/kg veya 3,5 dolar/kg karşılığı bir fiyatı alım fiyatı olarak belirlemesi uygun olacaktır' dedi.

31 May 2022 - 15:25 Sakarya- Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Oxijen TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Oxijen TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Oxijen TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Oxijen TV değil haberi geçen ajanstır.