KURBAN KESECEKLERİN DİKKATİNE!

Kurban Bayramı yaklaştı.
Birçoklarında daha şimdiden kurban telaşı başladı bile.
Zaman önce kurban almak için bir iki ahır gezmiştik.
Ahır sahiplerinin her kurbanlık için “ kapak attı” ifadesini kullanmaları benim tebessüm etmeme sebep oldu.
Aşağıda bu konuya temas etmeden önce şunu derim ki
Diğer konularda olduğu gibi kurban ve kurbanlık konusunda da doğru bilgilere sahip değiliz. Doğru bildiğimiz pek çok konu yanlış olduğu gibi, yanlış zannettiğimiz pek çok konu da aslında doğru olabilmektedir.
Bakalım, kurbanla ilgili doğru zannettiklerimiz doğrumu, yanlış mı?

KURBANLIKTA KUSUR MESELESİ:

Klasik İlmihal Kitaplarının tamamına yakınında kurbanlık hayvanların kusurlu olanları sayılırken, kuyruğunun kesik olmasından, boynuzunun kırık olmasından, tek göz körlüğünden, meme uçlarının kopuk olmasından vs gibi kusurlardan bahsedilip bu gibi hayvanların kurban olamayacağı anlatılır.
Konuyu incelediğimizde meselenin hiç de öyle olmadığını görüyoruz.
Kurban kesilmeye ittifakla engel kabul edilen kusurlar şunlardır:
a-Belirgin körlük
b-Belirgin(apaçık) hastalık
c-Topallık
d-İleri derecede zayıflık
Mezheblerin bu hususta da kendi zamanlarındaki anlayışlara göre yorumları mevcuttur.
Her şeyden önce şunu bilmeliyiz ki mezheblerin yorumları kendilerini bağlar, bunlar İslam’ın hükümleri değildir.
Adından da anlaşıldığı gibi bu yorumlar kendi görüşleridir.
Bir Müslümanın, belli bir mezhebin bu görüşlere uyma zorunluluğu yoktur.
Maslahatına hangisi uygun düşerse onu uygular.
Şafiler bu kusurların az miktarda olmasının zarar vermeyeceğini söylemişlerdir. Yaratılıştan boynuzsuz olması veya boynuzunun kırık olması ete tesir etmediği sürece zarar vermez. Çünkü boynuzun maksatla pek alakası yoktur. Eğer bu durum eti azaltacak olursa (uyuzluk ve başka kusurlar gibi) zarar verir.
İttifak teşkil eden bu dört kusur veya ihtilaf halindeki diğer kusurlar incelendiğinde asıl nedenin hayvanın kıymetsiz, değersiz olduğundan kurban olmaya engel teşkil ettiği görülecektir. Boynuzsuz veya kuyruğun olmaması gibi kusurlar yöreden yöreye farklı telakkilerle değerlendirilebilir. Açık olarak görülen şudur ki bu hayvanlar kusursuz kabul ediliyor, piyasa değeri mevcut kusurundan dolayı eksik değilse bu kusur onun kurban olmasına engel değildir. Aksi ise kurban olmasına manidir.

AİLEDE ZENGİN OLAN HER KİŞİ KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜMÜDÜR?

Fakihler, zengin olan her bireyin kurban kesmesini gerekli görürken Şafiler şöyle demektedirler: Bir aileden bir kişinin kurban kesmesi ile sünneti kifaye hâsıl olur (aile içindeki diğerleri üzerinden bu sünnet yükü düşer).

KURBAN ALINDIKTAN SONRA KUSURLANMASI:

Hanefilere göre kurbanlığa zararlı olan kusurlar satın alındıktan sonra oluşmuş ise zengin olan değiştirir, fakir olan ise onu keser geçerlidir.
Bize göre ise asıl olan niyettir. Kurbanlık hayvan kusursuz olduğundan değerinden bir şey düşmemiş olduğu halde satın alınmış, bu kusur sonradan istek dışı oluşmuştur. Burada art niyet olmadığına göre böyle bir hayvanın kurban olması caizdir.

KESENDE ARANAN ŞARTLAR:

Konuyu incelediğimizde görülecek ki burada önemli olan, hayvanın kesmek suretiyle kanının akıtılması ve putlar adına kesilmemesidir, kesen gayrı müslim olsa bile,
Çünkü Allah:
…الْيَوْمَ أُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُ وَطَعَامُ الَّذِينَ أُوتُواْ الْكِتَابَ حِلٌّ لَّكُمْ وَطَعَامُكُمْ حِلُّ لَّهُمْ
” Bugün size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir…” (5 / Maide 5) buyurmaktadır. Bu ayet umumidir.
Sahabe kitap ehlinin kestiğini yemişler, kadınlarıyla evlenmişlerdir.
Kadının aybaşı halinde iken kestiği de helaldir.

KURBANLIĞIN YAŞI: BU HUSUSTA KESİN BİR HÜKÜM VARMIDIR?

Diğer pek çok konuda olduğu gibi kurbanlığın yaşı konusunda da tam bir ittifak söz konusu olmayıp bilginler arasında ihtilâf mevcuttur. Meselâ:
Hanefîlere göre: İnek ve mandanın iki yaşını bitirip üçüncü yaşına girmiş olanı, devenin beş yaşını bitirip altı yaşına girmiş olanı, keçinin ve koyunun bir yaşını bitirip ikinci yaşına girmiş olanı, kurban kesilir. Koyun, altı ayını bitirip anası kadar cüsseli olmuşsa kurban edilebilir.

Malikîlere göre: Keçi bir kameri yılı bitirip ikincisine yaklaşık bir ay olarak girmiş olmalı, koyun ise iki yaşına basmış olması yeterlidir. Sığır ve manda (camız ) üç yaşını bitirip sadece dört yaşına girmiş olmalıdır. Deve ise beş yaşını bitirip altı yaşına girmiş olmalıdır.
Şafiîlere göre: Devenin altı yaşına basmış olması gerekirken, inek ve keçinin üç yaşına, koyunun ise iki yaşına basmış olması şarttır.
Hanbelîlere göre: Keçi bir yaşını tam bitirmiş olmalı, inek iki yaşını, deve beş yaşını bitirmiş olacaktır.

“Fukaha kurbanda yeterli olacak yaş şartı hususunda üç görüş üzerinde ihtilaf etmişlerdir.
1 – Bilginlerin geneli deve, sığır ve keçide iki yaş ve üzeri yaşlarda olan hayvanların yeterli olacağında ittifak halindedirler. Koyunda ise sekiz dokuz aylık ve üzerinde olanın yeterli olacağı görüşündedirler Buna “ceza” denir.
2 – Zühri ise “ceza” denen genç hayvanın koyundan da ve diğerlerinden de yeterli olamayacağı görüşündedir. Bu görüşü İbni Ömer’den nakletmektedir. İbni Hazm’da bu görüştedir.
3 – Evzai deve, sığır, koyun ve keçiden genç olanında yeterli olacağı görüşündedir. Bunu Ata’dan nakletmektedir.[ el-Mecmu 8/ 394; el-Muğni, 9/439; Tebyinülhakayık, 6/7; ez-Zahire, 4/145; el-Muhalla, 6/13; el-Havi, 15/76; Tarhuttesrip 5/191; Fethulbari, 5/101]

Mezheplerin konuya yaklaşmalarından görüldüğü gibi, kurban olabilecek hayvanın yaşı hususunda farklı görüşler ileri sürülmektedir.
Bundan şunu anlıyoruz ki, önceki fakihler kendi zamanlarında bu hayvanların büyüyüp yetişmelerini göz önüne almışlar, bir yavrunun yavruluktan çıkıp normal bir hayvan olabilmesi için geçecek zamanı tespitte bu hususta ayet mevcut olmayıp ilgili hadislerde ise yaş tesbiti hususunda kesin bir belirlemeden söz edilmesi oldukça zor gözükmektedir. Bu hususta kesin kayıt olmadığından fakihler kendi dönemlerinin şartlarını göz önüne alarak büyümenin yıllarını yukarıda beyan edildiği gibi tespit etmişlerdir.

Günümüzde ise gerek kümes hayvanları için gerekse bahsimize mevzu olan hayvanlar için özel yerlerde ve özel yemlerle kısa zamanda büyümelerini sağlamak mümkün olmaktadır. Zamanımızda bu usullerle yetiştirilen meselâ bir buçuk yaşındaki bir sığır, fakihlerin yukarıdaki hükümlerini verdikleri zamandaki iki, hatta üç yaşındaki bir sığırdan daha cüsseli ve kıymetlidir. Bir hayvanın kurban edilebilirlik yaşına bakılırken bu durumun göz önüne alınması gerekmektedir. Bu, maksada daha uygundur.

KAPAK ATMA

Genellikle sığırda kurbanlık yaşı 2 yıl olduğu prensipte genel kabul görmesine rağmen pratikte bir işe yaramamaktadır.
Konunun ehli olmayanlar bunu nasıl anlayacaktır?
İşte onun için pratik bir bilgi olarak KAPAK ATMA deyimi yaygındır.
Şöyle ki:
Sığırların ağızlarında 32 adet diş bulunur. Bunlardan 12 tanesi üst çenesinde olan azı dişleridir. 20 tanesi de alt çenededir. Alt çenedeki bu 20 dişten 12 tanesi azı dişi, 8 tanesi de kesici dişlerdir. Bu kesici dişlere hayvan doğduğunda “süt dişler” denir. Hayvan kurbanlık çağa gelince bu dişleri döker, işte buna KAPAK ATMA denir; yerine kesici dişler çıkar.
Sığırlar, 1,5 yaşına geldiklerinde bu “ön kesiciler” düşmek üzeredir veya düşmüştür.
Sığırlar, 2 yaşına geldikleri zaman ön kesici dişleri tamamen düşmüştür.
Az öne de ifade ettiğim üzere bakım şartları ve diğer nedenlerle 1,5 yaşındaki bir sığır hayvanı kapak atabilmektedir.
Görünüş itibarı ile cüsseli, yetişkin olan bu hayvan bize yavruluktan çıktığını gösterir, velev ki kapak atmasın.
Kurbanın yaşı ile ilgili rivayet edilen hadisler’de sığırlar için ‘iki yaşından aşağı olamaz’ diye bir hüküm yer almamaktadır. “Eşya da asıl olan ibaha’dır” yani, bir şeyin haram olduğuna dair herhangi bir delil yoksa o şey helâldır. Bu kaideye göre iki yaşından az olan bir sığır için ‘kurban olmaz’ hükmü İslamın öğretisinde olmayıp kanaatimizce zorlanarak verilen bir hükümdür.

Her zemin, yöre ve şartta yetişen hayvanların bulüğ’a ermeleri aynı değildir. İnsanlar, iklim şartlarına göre yöreden yöreye ve beslenme durumlarına göre bulüğ zamanları 9 – 15 yaş arasında değişmektedir. Kurbanlığın yaş tesbitinde bu durum göz önüne alınmalıdır. Burada önemli olan, yavru bir hayvanın kesilmemesidir. Herhangi bir hayvan yavruluktan çıkmışsa o hayvanın kesilmesi veya kurban olması mahzurlu değildir. Kanaatim odur ki zekât nisabında olduğu gibi kurbanlığın yaşı hususunda da yeni bir ictihad’a ihtiyaç vardır.
Çok iyi şart ve zeminde özel beslenerek kısa zamanda büyüyen, gelişen ve yavruluktan çıkan kıymeti yüksek olan bir hayvanın neden şu yaşı doldurmadan kurban edildiğini Allah bize sormaz ve kabul etmedim demez.

لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَىٰ مِنْكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَاكُمْ ۗ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ
“(Unutmayın ki) o (kurban)ların etleri de, kanları da asla Allah'a ulaşacak değildir. Lakin O'na ulaşan, yalnızca sizin O'na karşı gösterdiğiniz bilinç ve duyarlıktır. O bu hayvanları sizin emrinize vermiştir ki, sizi doğru yola eriştirdiği için O'nun yüceliğini saygıyla anasınız. Güzel davrananları ve iyilik yapanları müjdele!”(22/ Hac 37)
Yüce Yaratıcı infak ve kurban gibi harcamalarımızda bizden istediği, Allah yolunda sevdiklerimizden ve kıymetli olanlardan harcamamızdır. Bu hususu şu ayetle bize bildirmektedir:

لَن تَنَالُواْ الْبِرَّ حَتَّى تُنفِقُواْ مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنفِقُواْ مِن شَيْءٍ فَإِنَّ اللّهَ بِهِ عَلِيمٌ
“Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça ‘iyiliğe, erdemliğe’ eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir”. (Al-i İmran,3/92)
Kurbanlığın yaşı hususunda ayet ve hadis mevcut olmadığından önceki fakihler kendi zamanlarında bu hayvanların tam büyüyüp yetişmelerini göz önüne almışlar, bir yavrunun yavruluktan çıkıp normal bir hayvan olabilmesi için geçecek zamanı kendi yorumlarına göre tesbit etmişlerdir. Bunun içindir ki aralarında bu hususta fikir birliği yoktur. Hanefilere göre sığırın kurban olması için iki yaşını bitirmiş olması gerekirken Malikilerce üç yaşını bitirmiş olması gerekmektedir. Koyunun kurban olması için diğer mezheplere göre bir yaşında olması istenirken Şafiilere göre keçinin üç yaşına koyunun ise iki yaşına basması şarttır.

Günümüzde ise gerek kümes hayvanları için gerekse bahsimize konu olan hayvanlar için özel yerlerde ve özel yemlerle kısa zamanda hayvanları büyütmek mümkün olmaktadır. Bu usullerle yetiştirilen mesela bir buçuk yaşındaki bir sığır fakihlerin hükümlerini verdikleri kendi zamanlarındaki iki hatta üç yaşındaki bir sığırdan daha cüsseli ve daha kıymetlidir.
Bunun içindir ki kurbanlık alırken ağzını açıp dişlerine bakarak kurban olur veya olmaz gibi kararlar yersizdir ve de isabetli değildir. Yavruluktan çıkmış tam yetişkin bir hayvan görünümünde olan sığır iki yaşında olmasa da kurban olmasında dinen bir mahzur yoktur. Yüce Yaratıcı kendisine takdim edilenin kıymetli ve değerli olmasını arzu ediyor. O Yüce Yaratıcı, kıymeti yüksek olan bir buçuk yaşındaki bir hayvanı neden bana kurban ettiniz de iki yaşındakini etmediniz diye bizi sorgulamaz.
Allahın bize verdiği en kıymetli varlığımız olan aklımızı gerektiği gibi kullanmak zorundayız vesselam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Karagüzel - Mesaj Gönder

# genç

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Oxijen TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Oxijen TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Oxijen TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Oxijen TV değil haberi geçen ajanstır.