D-8 EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI TOPLANTISININ ARDINDAN

Temel hakların kullanımında dünya insanının eşit olmadığını, özellikle İslam
toplumunun tamamen ezilen bir konuma sürüklendiğini üzülerek görüyoruz.
İnsanlık tarihi boyunca farklı dönemlerde, asırlarda kuvveti üstün tutan zihniyetlerle
hakkı üstün tutan zihniyetler hakim olmuştur. Bugün kuvvetin üstün tutulduğu, dolayısıyla
zulmün, haksızlıkların sözkonusu olduğu bir dünyada yaşamaktayız.
Hakkı üstün tutan zihniyet veya medeniyet, peygamberlerin insanlara getirdiği
medeniyettir. Bu İbrahimî medeniyete göre hak dört sebepten doğar:
* Bütün insanlara doğuştan verilmiş, insan olmasından kaynaklanarak Allah tarafından
canının, nesebinin, ırzının ve namusunun korunması, inanç ve ibadet hürriyeti, inandığını
ifade ve mükiyet edinme hürriyeti gibi haklardır.
* Emek karşılığı doğan haklar
* Karşılıklı rıza ile yapılan anlaşmalardan doğan haklar
* Adalet gereği doğan haklardır.
Aile, ırk, güç vb durumlar hak sebebi sayılamaz.
Peygamberî bakışın karşısında oluşturulan yapının hak sebebi saydığı hususlar ise
şunlardır:
* Kuvvet
* Menfaat
* Çoğunluk
* İmtiyaz
Bakıldığında yaklaşık 350 yıldır dünyada hakim olan güç, bu hak anlayışı ile hareket
etmekte ve bu durum ezilenleri, mahrum bırakılanları, yok sayılanları veya ırzını, canını
koruyamayanları netice vermektedir.
Bu insani, fıtri olmayan, tüm dünyayı ateşe atan hak anlayışının temeline bakarak
çözümü bulmak doğru olacaktır. Bunun temeli 5700 sene önce Mısır’da yazılan Kabala’dan
beri ırkçı emperyalizm zümresidir. Dünyaya hakim olacağız, bizim dışımızdakiler de bize
köle olacaklar diyen ve buna çalışan sapkın, egoist ve aslında şeytanın oyuncağı olmuş bir
zümre kendi dışındaki insanları insan olarak görmemekte, hatta aslında maymun suretinde
yaratılacaklardı fakat biz rahatsız olmayalım diye, bize hizmet etmek üzere insan suretinde
yaratıldılar diye düşünme insanları hakir, güya kendilerini insanüstü addetmektedir.
Büyük İsrail’i kuracağız, gizli tek dünya devletini kuracağız ve böyle bir dünyada
dünyadaki diğer insanlar bize köle olacaklar diyenler ekonomiyi kendilerince yazmak ve
özellikle finans sistemini ele geçirerek fakat bunu yapmak için, yani batıl amaçlarına ulaşmak
için canlarla başlarla çalışmak suretiyle gücü ele geçirmişler, günden güne de güçlerini
artırmaya, hakimiyet alanlarını genişletmek için çabalamaya devam etmektedirler.

Faiz ve ellerinde tutup diledikleri kadar bastıkları Amerikan Doları en önemli silahları
olan bu anlayış, dünyanın bütün beşeri, tabii kaynaklarını bu yolla elde etmekte ve insanları
köleleştirme sürecini işletmektedirler. Para üzerinden hakimiyet kurdukları ülke siyasetleri ve
siyaset üzerinden kontrol ettikleri askeri güç, siyasetle kontrol edemediklerinde siyaseti
gerektiğinde dizayn etmek üzere ulusal orduları kontrol edebilecek küresel askeri birlikleri
ihdas etmişlerdir.
Bu süreci işletmek için 13 katlı bir organizasyon kurmuşlar, bu bir piramitle sembolize
edilmiştir.
Son 350 yılda Osmanlı’nın güç kaybetmesi ile birlikte bu anlayışa sahip olan bu güruh
güçlenmiş ve imtiyazlı bir zümre haline gelmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Küçük - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Oxijen TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Oxijen TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Oxijen TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Oxijen TV değil haberi geçen ajanstır.