D8'İN GÜCÜ NE?

Hatırlatmak yararlı olacaktır ki D-8’e üye ülkeler Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya, Pakistan ve Türkiye’den oluşmaktadır.

Bilinmelidir ki; Müslüman 8 ülkenin oluşturduğu D-8 gücünün temelini, kaynağını ve esasını; inancından, kardeşlik hukukundan ve Allah’a karşı sorumluluk bilincinden almaktadır.

Fiziki kaynaklar reel olarak ele alındığında da güçlü bin fiziki, beşeri ve coğrafik yapı karşımıza çıkmaktadır.

D-8 ülkeleri dünya üzerinde gücü az gibi algılanabilmekle birlikte, bakıldığında önemli coğrafi ve beşeri kaynaklara sahip olduğu görülmektedir.

*7 milyar insanın 1,2 milyarını aşan nüfus

*7,5 milyon km2 toprak

*Dünya’da kanıtlanmış petrol rezervinin %12’sine sahip.  

*Dünya’da kanıtlanmış doğalgaz rezervinin %22’sine sahip.

*Bor, krom ve toryum gibi stratejik maden rezervlerinin büyük çoğunluğuna sahip.

*Dünyanın tam merkezinde jeostratejik olarak en kıymetli, en önemli konumda yer almakta.

*Dünya deniz ticaretinin 2/3’ünün gerçekleştiği deniz yolları ve boğazların kontrolü yine bu sekiz ülkenin elinde.

* Genç ve sürekli artan nüfus da bu sekiz Müslüman ülkeyi öne çıkaran bir başka güçlü yön olarak göze çarpmaktadır. Bu genç ve artan nüfus durumu aynı zamanda büyük bir Pazar fırsatı sunmaktadır.

İslam konferansı Teşkilatına üye Müslüman ülkelerin toplam ticaretinin %60’ını bu sekiz Müslüman ülke yapmaktadır.

Müslüman ülkelerin toplam nüfusunun %60’ını bu sekiz Müslüman ülke oluşturmaktadır.

Bu sekiz ülkenin toplam gayrisafi milli hasılası 4,5 trilyon dolar.

İhracatları 900 milyar dolar.

İthalatları 980 milyar dolar.

Bu ülkelerin bir araya gelmesi 57 Müslüman ülke yanında 160 ezilen ülkeyi yakınen ilgilendirmekte ve heyecanlandırmaktadır.

Beraberinde gelişmiş ülkelerde aslında yine de tam anlamıyla insanca yaşayamayan, sadece bu sisteme entegre edilmiş görece üstün tutulan Batılı ülkelerdeki insanların da bu birliğin mayasını oluşturan her düzeyde adalet, refah ve insan hakları mefkuresine ihtiyacı bulunmaktadır.

D-8 aslında büyük bir mücadelenin milletlerarası birlik oluşturma anlamında güçlü bir başlangıcını oluşturmaktadır.

Bundan sonra yapılabilecek olan; 57 Müslüman ülkenin bir araya toplanması ve D-60’ın kurulması, böylece çerçevenin daha da genişletilmesidir. Böylece etki alanı daha da genişleyecek, güç aynı oranda artacak, iyilikler, güzellikler, barış, adalet ve refah üzerinden daha geniş kitlelere ulaştırılabilecektir.

D-160 yani 160 ülkenin insanlığa adaleti ve insanca yaşamayı yaygınlaştırabilme ve böylece yeni bir dünya kurma birlikteliği, güç gibi görünce de ülkelerin ve insanların kendileri olabilmeleri, insaniyet-i kübraya terakki edebilmeleri adına sahip çıkacakları, bırakmamak üzere kucaklayacakları bir yapı olacaktır.

5 milyar insanı temsil edecek bu birlik, dengeleri değiştirecek, oyunu yeniden başlatacaktır.

Ancak böyle yapı G-20 ile masaya oturabilir ve insanlığın, yaşamanın, hak ve özgürlüklerin tanımını yeniden ve insan onuruna yakışacak şekilde yapma adına müzakere başlatabilir.

Yeni dünya, yönetimde ve paylaşımda adaletin hakim olduğu bir dünya olacaktır. Güçlünün haklı değil, haklının güçlü olduğu, ezen ve ezilenin olmadığı adil bir dünya var edilebilecektir.

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Küçük - Mesaj Gönder

# genç

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Oxijen TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Oxijen TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Oxijen TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Oxijen TV değil haberi geçen ajanstır.