27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü ve Antik Tiyatrolar

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, Dünya Tiyatrolar Enstitüsü’ne üye ülkelerce 1961 yılından itibaren Tiyatro Bayramı olarak kutlanıyor. Ancak modern tiyatro gösterilerinin kökeni aslında çok daha eskiye dayanıyor. İnsanoğlunun tabiatındaki taklit ve gösteri yeteneği usta sanatçıların yorumlarıyla harmanlanarak, asırlar boyu izleyiciyi de kendisine çekmeyi başarmıştır. Bu sanatın, seyircide bıraktığı tesiri artırmak maksadıyla önce ahşaptan daha sonraları ise taştan gösterişli tiyatro yapıları inşa edilmiştir. Özellikle sahnelenen oyunların dekor ve kostümlerinin yanı sıra akustik kusursuzluğun da en iyi taş yapılarla ortaya çıktığı anlaşılmış. Böylece Antik Çağ’dan günümüze kadar kalmayı başarmış Efes, Miletos, Aspendos ve Prusias Ad Hypium gibi pek çok tiyatro yapısı ortaya çıkmıştır.

Bu tiyatrolarda dönemin önemli pantomim sanatçıları, düzenlenen turneler kapsamında seyircileri ve hayranları ile buluşmuştur. Bu tiyatro sanatçılarından bir olan Krispos ise memleketi Mısır’dan çıktığı turnesi sırasında, Kdz. Ereğli’deyken, henüz 29 yaşında hayata gözlerini yummuştur. Mezar anıtı ise Kdz. Ereğli Müzesi’nin bahçesinde sergilenmektedir.

Bazıları pantomimi, insanoğlunun konuştuğu ilk dil olarak yorumlar. İlk çağlardan itibaren bir gezgin ya da bir ticaret erbabının, yabancı uluslar ile karşılaşmasında kendilerini ifade edebilmek için dil yerine pantomimi kullandıkları tahmin edilmektedir. Bu nedenle pantomim daima evrensel bir dil olarak algılanmıştır. Pantomim en basit anlatımıyla sözsüz tiyatro oyunu olup gösteri sanatlarının bir dalıdır. Pantomimde sanatçı yüz mimiklerini, el, kol ve beden hareketlerini kullanarak temayı anlatmaya çalışır. Maske ise başlı başına pantomim sanatını cazip hale getiren unsurlardan biridir.

Bir başka tiyatro sanatçısı ve tragedya oyunlarında koro üyesi olan Klaudius Philoneksos’un mezar anıtı da Konuralp Müzesi’nin bahçesinde sergilenmektedir. Yazıtından ve tragedya maskesi betimli mezar anıtından anlaşıldığına göre; Atina’dan Düzce’ye gelmiş olan sanatçı da tıpkı Krispos gibi henüz 29 yaşındayken, Prusias ad Hypium’da hayata veda etmiş, korodan arkadaşı Korinthli Isthmos, bu mezarı onun aziz hatırasına adamıştır. 

Gelelim tragedyaya…

Tragedya, seyircide acıma ve korku duyguları uyandırarak, başa gelen trajik olaylarla ruhu tutkulardan arındırmak amacıyla yazılan ve kendine özgü katı kuralları olan bir oyun türüdür. Konular mitoloji ya da tarihten alınır. Koro ise tragedyanın temel öğesidir. Halkı temsil eder, eyleme karışmaz. Kentin yaşlıları ya da kadınlarından oluşur. İnsanlara öğütler verir, yol gösterir.  Antik Yunan Edebiyatında Aiskhylos (MÖ. 525 - 456) ile büyümüş olan tragedya, Sophokles (MÖ. 495 - 406) ve Euripides (MÖ 480 - 406) ile zirveye çıkmıştır. Bu ozanların yazmış oldukları eserler, bir zamanlar Konuralp’te, Bolu’da ve Kdz. Ereğli’de görkemli gösterilerle görkemli tiyatro yapılarında sergilenmiş, oyuncuları ise halkın gönlüne taht kurmuştur.

Bu özel gün dolayısıyla ben de bir tiyatro sever olarak, tiyatro sanatçılarımızın ve tiyatro emekçilerimizin 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününü kutluyorum.

Sağlıcakla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Bilir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Oxijen TV Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Oxijen TV hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Oxijen TV editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Oxijen TV değil haberi geçen ajanstır.